1 Kasım 2009 Pazar

Ey Türk Gençliği, Birinci Vazifen Sınavlara Girmektir!

Öss' ye girdiğim dönemde, böyle bir gazete başlığı vardı. Ordan kalmış aklımda, hatta saklamışım. Bu resim Öss sınavına girdiğim seneden ama hangi gazeteden kesmişim, sıınava girdiğim tarihi de bilmiyorum. Sınavlar kaderimiz, alın yazımız olmuş. Öyle ki hayatımızın derinliklerine inmiş, artık psikolojik sebeplerin başında sınavlar geliyor. Sınavlara yakın hastanelerin psikiyatri servislerine giderseniz, orda sınav gençliğine rastlayabilirsiniz. Öyle vakalar vardır ki, ne haller de bu gençlik dersiniz. Bu gençlik gündemi nasıl takip etsin, nasıl bir yorum geliştirsin ki... Tek hedefiniz sınavlar ! Yat kalk sınava çalış! Kazanamadın mı? İşte bundan sonrası da ayrı bir psikolojik durum; çevre baskısı, aile istekleri, karşılaştırmalar ( Bak, bu buraya girmiş, şu atanmış vesaire vesaire...) Aileler çocuklarının iyi bir yerlere gelmelerini isterken bazıları, çocuklarını öyle bir atmosfere sokuyorlar ki, ruh dünyası hatta sağlık ikinci plana düşüyor. Gençlik ne üretsin ne düşünsün, şartlandıkları tek şey "sınav".
Gitgide de artışta sınavlar. Öğretimin her kademesin de ayrı bir sınav. Artık bu gençlik SBS ile hayata başlıyor, peşinden ÖSS-bu sınavda parçalandı artık, sistemi değişti- daha sonrasında KPSS, artılarını da düşünürsek DGS, ALES, ÜDS, KPDS... Sonu 'S' ile biten o kadar sınav var ki, artık duymak istemezsiniz. Özellikle üniversiteyi bitirmiş ve atanmamış, işe başlamamışsanız en büyük darbeyi o zaman alıyorsunuz. İş yok, atanma yok, okuduğu alanla alakasız bir işe başlar; "Bunun için mi okudum ben, okumasam gene yapardım bu mesleği" der durur. Sorun nerde? Kim haklı, kim haksız? Hangi taraftan bakmalıyız; Devlet açısından mı? Aile açısından mı? Yoksa kendi açımızdan mı? İşin en acı tarafı, gerçekten yetenekli, bilgili insanları bu sınav olayıyla kaybediyoruz, kabuklarına sinmelerine yardımcı oluyoruz. Tek bir sınavla kişinin bu işi de yapabileceğine inanıyoruz. Ayrıca karşılacağınız bir durum tembel diye tabir edeceğimiz, bu işi gerçekten yapamayacak insanların bir yerlere gelmesi. Kendisine ne kazandırmış ki başkalarına ne kazandırsın dediklerimiz de var malesef. Sınavlar ne kadar adil? İnsanları gerçek mana da ölçmeye yetiyor mu? O kadar soru var ki sorulacak, ne ben cevaplayabilirim ne de siz! Ahh bu sınavlar...

Bookmark and Share

8 yorum:

Mesut Şen dedi ki...

Belki bazılarına saçma gelebilir ama bu konuda yapılması gereken ilk şey Aile Planlaması'dır. Bu ülkede çok fazla çocuk ve genç var. Türkiye'de genç nüfusun fazla olması övünülecek bir durum değildir. Genç nüfusun fazla olması tüketici nüfusun fazla olması demektir. Devlet de bu kadar büyük genç nüfusu sokaklardan kurtarabilmek için kontenjanları 30-40 olan bölümleri bile 90'a 100'e çıkarttı. Ama çözüm bu değil. Çözüm nüfus artışını düzenlemektir. Nicelik değil nitelik önemlidir.

Dijital Günlük dedi ki...

Ama şu an için bir çözüm olmaz Aile Planlaması.Bunun için zaman lazım + Türk milletini de biliyoruz bu nufüs konusunda :) Başbakan 3 diyor... Neyse ama ilerleyen aşama için sizin dediğiniz olabilir,haklısınız o konu da ama şu an ki birikmeye çözüm olmaz.Ayrıca işsiz bırakılacaksa kontejanları çoğaltmaya gerek var mı ki? Atayacağı 5 kişi için her üniversitede o alana 40-80 alım oluyor.Tamam gençlik sokakta dolaşmasın ama hani bir laf vardır; yukarı tükürsem bıyık,aşağı tükürsem sakal :)Sorunlar,çözümler hep çakışıyor. Ama aile planlaması doğru bir kanı, nüfusun düzenli dağılımı şart malesef bir şekilde düzene girmesi,şekillenmesi lazım.Ayrıca iş olanakları,mesleki yönlendirmeler de iyi olmalı.

Batuhan Doğu Alkaya dedi ki...

İşin sınav kısmı öss ile bitse iyi.Sınav ; üniversitede kaldığı yerden devam ediyor.Ezber metodu devam ediyor.Açık söyleyeyim , üniversiteye başlamadan önce ve başladıktan sonra diye ileride çalışacağım sektör hakkındaki bilgim arasında hiçbir fark yok.Hatta tüm bildiklerimide gazete ve dergilerden öğreniyorum ; okuldan değil.Saçmalık.

Dijital Günlük dedi ki...

O kadar derin bir konu ki, siz daha farklı açıdan baktınız olaya... Durmadan eğitim sistemi değişiyor, yeni sisteme adapte olmaya çalışırken gene bir değişiklik oluyor. Okullar yeterli olmuyor ki, işin diğer tarafı eğitmenler ne kadar nitelikli? Sorunlu bir konu cidden!Temel sağlam değil,sıkıntılar var... Çözümde kolay sayılmaz. Gene de herşey kişi de bitiyor,çok çabalamak lazım. Kendini geliştirmek lazım bir yere bağlı olmadan...
Arkadaşlar,yorumlarınız için de teşekkür ederim. Sınavlara sitem ederken, yorumlarla çok daha farklı boyutlara geldi :)

Mesut Şen dedi ki...

Şüphe yoktur ki bahsettiğim çözüm yolunun olumlu neticeleri uzun vadede görülecektir.

Zümrüt Şen dedi ki...

Hayatımız sınav! Üniversiteden sonra da sınav olayı bitmiyor,ne ararsan var :) İlkokulda SBS diye başlayan artık lise de öss olayının yeni değişikliği nasıl bilmiyorum,henüz anlayamadım ama KPSS,ALES,ÜDS,KPDS bu listede uzar gider.Artık bunların yanına yenilerimi eklenir yoksa ek kontejanlar arttırılıp azaltılır mı bilemem ama insanı sınav manyağı yapıyorlar.Bu sorunu çözüme de ulaştırmak da zor zanaat bizim ülkemizde,bu sınav muhabbeti uzar gider :) Çenemizi yorar o kadar :)

Figen Akçay dedi ki...

Ömür biter sınav bitmez...yegane ömrümün yarısı sınavzede olarak geçti...beyhude her şey bu memlekette kalan kısmı için sınavla geçmez demek isterdim fakat sen biliyorsun Zeynep önümde çok sınav var...

Dijital Günlük dedi ki...

Evet,önümüzde çookkkk sınav var... Kısmet! Hayırlısı artık :)

Yorum Gönder

Yorumlama biçimi bölümde yer alan seçeneklerden birine sahip değilseniz,ilk kez bir bloga yorum yazacaksanız;
Ad/URL seçip, adınızı ve facebook, twitter, blog ya da site adresini url kısmına yazıp, yorumunuzu gönderebilirsiniz. Ya da anonimi seçip,isim belirtmeden de düşüncenizi belirtebilirsiniz.
Şimdiden YORUMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM!

Related Posts with Thumbnails