1 Ağustos 2010 Pazar

Giresun Kaçamağı

Bu sıralar çizim işleri yoğunlaştı, yığıldı, yetişmesi lazım. Tabi bir çalışmanın düşünme aşaması çizim aşamasından bazen daha zor oluyor. Size gönderilen makaleyi yazan kişiden siz daha çok düşünürsünüz, ( tabi benim kafa durdu bu sıralar,neyse...) nasıl çizeceğinizi yani bir yönetmensiniz ve bir çekim sahnesi ayarlamalısınız. İşte bu sıralar dergi işleri böyle, hatta yakında kapak sendromuna gireceğim :)  Daha önceden de Figenciğime verilmiş bir sözüm vardı. Ben ha bir gayret çizim işlerini tamamlayıp Giresun'a gitmeyi planladım ama tıpkı Amasya gezim gibi gideceğim saate kadar çizim yaptım ama malum bitmedi. Yeni bir tasarım daha şart ama bunları bir yana koydum. Ne de çizim yaptığım kişilere belirtmeden Zümrüt ile birlikte Giresun'a gittik. Velhasıl biz arabaya bindik, Espiye' ye geldiğimizde iki tane dede bindi arabaya ama halleri komediydi. Meğer içmişler, bir tanesi kafa duman ha sızdı sızacak, şahsen ben ilkten anlamadım ama Zümrüt ısrar edince durumu daha iyi anladım. Bir süre onların muhabbetini dinledik, sustular ama benim canım sıkıldı arabada ve Zümrüt' e dedim ki ' Keşke dedeler konuşsa da az gülsek', bunun üstüne ineceğimiz yere gelmişiz, dedeler konuşmaya başladı ama son dakika gölünü attılar gene, haha... 
 Bu şekilde arabadan indikten sonra bizi, canım arkadaşım Figen ve Neslihan'ın Çikolata Fabrikası blogunun sahibi Neslihan Hanım' da karşılamaya gelmiş (tıpkı blogundaki gibi, biraz kısa süre görüşmüş olsakta, Neslihan'a sevgiler...)
Giresun her ne kadar Trabzon' u andırsa da daha dik bir şehir...
Yemek ve muhabbet faslından sonra saat  gece11' de Giresun Kalesi' ne doğru yürüdük ve kaleden güzel kareler yakaladım. Hemde gece gece Giresun' u tümüyle görmek nasip oldu. 

Daha sonra ellerimizde sakızlı dondurmalarımızla evin yolunu tuttuk. Hoş sohbet ve  Türk kahvesi eşliğinde geceyi geçirdik. Hatta gece gece sanat sohbetinden de mahrum kalmadık, Figenciğim İstanbul' daki bienali anlattı biz dinledik. Yüksel Arslan' dan Botero'ya... 


Sonraki gün Zeytinlik' te soluğu aldık. Bir sürü tarihi ev ve dar sokaklar... Koruma altına alınmış bir bölge ve evler restore ediliyor. Eğer Giresun' a giderseniz mutlaka Zeytinlik' e gidin. Hatta o evlerden birinin sizin olmasını isteyebilirsiniz. 

Ben lisedeyken bir AGSL konseri için Giresun' a gitmiştim, o zaman bahçesinde fotoğraf çekildiğim eski evi gördüm. Çok değişmiş, yepyeni bir yapı olmuş restore edilince.Anılarım tazelendi :) Haha... 


Giresun bir garip geldi bana, nasıl bir rota çizmişse Figen, döndükçe hep aynı yere geldik :) Aynı yere gelince de soluğu Giresun Üniversitesi Rektörlüğü yanında Millet Bahçesi' nde aldık. Çayla birlikte ayrı bir sohbet :) 

Orayla da sınırlı kalmadık, sahile indik. Dalga sesleri ve rüzgar eşliğinde gene çaylarımızı yudumladık. Ne güzeldi ne güzel. Hele de çizim yorgunluğu üzerine çok güzel geldi. Hiç kalkmasanda otursam hep orda :) 

Her güzel şeyin bir sonu vardır tabi, o günü de lahmacun yiyerek tamamlayıp Trabzon' un yolunu tuttuk. Figen' in dediği gibi " Çörekler bitti, arkadaşlar gitti... "
Figenciğim herşey için çok teşekkür ederim, çöreklerinde ayrı güzeldi :) Ama otobüse binip, pencereden sana bakmak bir burukluk verdi. Hele de senin o halini görünce, tuhaf oldum. Kendimi Türkiye' den ayrılacağım zamandaki gibi hissettim bir an(daha gitmeden). İnşallah Giresun olmasada İstanbul' da görüşmek kısmet olur... Herşey için sağol canım benim :)

Yakında 'Gezelim Görelim' programını ben sunacakmışım gibi hissettim :) Çok gezdiğimi düşünmeyin, bilgisayar başında 7/24 çizim yapıyorum. Freelance çalışmanın mesai saati yok malesef :)
Bookmark and Share

18 yorum:

Figen Akçay dedi ki...

çok güzel ve kısaydı...bi dahaki sefere çörekleri daha fazla yapayım ki uzun uzun kalın_ız...İstanbul turuna da ayrıca bakıcaz:))

Kırmızı Adam dedi ki...

Çok güzel yazılar bunlar...

Yazar mısın bana, mühendis misin mimar mı? Çocukluğum dayımın maket evleri arasında geçti; kimini bozdum, kimini oynarken dağıttım - fırça yedim... Şu an sergiler yapıyor ve ben hayranlıkla izliyorum...

Adresim: kirmiziadam@gmail.com

Anlatır mısın neler yaptığını? Koyduğun resimler bile çok güzel...

Dijital Günlük dedi ki...

Figenciğim sen çörek yap ya da yapma tekrar gelmek isterim Giresun' a :) Ayrıca aklım kilisede kaldı, merak ettim doğrusu :) Artık diğer sefere...

Kırmızı Adam yorumun için çok teşekkür ederim. Mühendis değil ama mimar olmak isterdim :)
Öyle bir dayıya sahip olman ne güzel, merak ettim doğrusu. Mail gönderirim mutlaka, ilgin için teşekkür ederim :)

Berra'nın Çöplüğü dedi ki...

zeynep ne güzel vakit geçirmişsiniz yaa çok sevindim cnm.. fotograflarda ayrı bir güzel,evlere bayıldım.. artık istanbul için gün saymaya başlayayımmı kuşum :)

Dijital Günlük dedi ki...

İstanbul dolu dolu olacak, aksilik çıkıp iptal olmazsa inş :) Ben yavaştan başladım geri sayıma, zaman hızlı geçiyor...Hayırlısı :)

neslihan dedi ki...

Zeynepcim valla ne oldu anlamadım ben bi göründün bi kayboldun:-)daha uzun bekliyoruz seni, daha pastalarımdan bile yemedin:-)sevgilerimle...

Dijital Günlük dedi ki...

Senin pastalarını merak etmiyor değilim. Ekran karşısında o sofraları görünce, kıvır kıvır kıvranıyoruz :)İnşallah o masaların birine kurulup, keyfini çıkartmak nasip olur :)

zerriniche dedi ki...

yaaa bu neee yaa sinir oluyorum heee bensiz yapılan işler bak!zeynep hani görüşcektik nooldu??yapmayın bensiz böle etkinlikler gurbet ellerdeyken hiç hoş olmuyo..

memleketim de nasıl güzelmişş yine burnumda tüttü.. :((

Dijital Günlük dedi ki...

En azından görüşemesekte memleketinden kareler sunduk sana :) Zerrinciğim sizin evin önünden geçtik, Figen gösterdi. Keşke olsaydın da size gelseydik oturmaya. Nasip kısmet, bu işin hızlı ve kısa olması benden kaynaklı oldu. Umarım bir gün hep birlikte toplanıp güzel bir zaman geçirir, telafi ederiz inşallah!

Adam dedi ki...

fotoğrafçılıktan da anlıyorsun zeynep. güzel kareler. ;)

Dijital Günlük dedi ki...

Teşekkür ederim. Üniversite son sınıfta teorikte olsa bir dönem fotoğraf dersi aldım :) O zamanlar çekerdim ama çok zamandan beri uğraşmıyorum, makinemde iyi değil. Şimdilik idare ediyorum işte..

A.Y. dedi ki...

Yarı yarıya Giresunluyum derdim. Babam Giresunlu olduğundan. 15 seneyi geçmiş gitmeyeli. Şimdi babam da yok.

Dijital Günlük dedi ki...

Allah rahmet eylesin. İlerde tekrar gitme fırsatınız olur inş.

zümrüt dedi ki...

Oy çok güzel bir gün bir gece idi Figencim her şey için çok teşekkür ediyoruz sana tekrarını istanbulda yaşamak ümidi ile .. . Zeynep'in de dediği gibi ayrılıklar kötü oluyor senden ayrılmakta o anda çok kötü oldu en kısa zamanda tekrar görüşürüz inşallah . Zeynep birlikte çokkkkk güzel günler bizi bekliyor gezilecek görülecek çok yer figene atılacak kartlar var daha sırada :))

sophie'nin dünyası dedi ki...

blogunu bu gece keşfettim,izlemeye aldım.
sen daha önce benim blogumu ziyaret etmişsin ama ben atlamışım sanırım, bu geceyeymiş kısmet.
bu arada ben giresun'luyum,giresun yazısı ve fotoğrafları görünce dikkatimi çekti o yüzden.

ama zeytinlik mahallesi hakikaten çok güzel, değil mi...
sevgiler :)

Dijital Günlük dedi ki...

Teşekkür ederim :)
Hızlı bir gezi oldu benim için ama tekrar Giresun' a gidip Zeytinlik Mahallesi' nin dar sokaklarında eski evleri arasında kaybolmak isterdim. Hele de o evleri güzelce restore ettirip, bahçesinde ağaçın altında ya da balkonunda çaylarını duyumlayan hanımlara imrendim :)Evler çok hoş....

Liliai dedi ki...

beautiful pics, one of the best blog posts i've ever read! :D

Dijital Günlük dedi ki...

Liliai, thank you very much for your comment. I am pleased :)

Yorum Gönder

Yorumlama biçimi bölümde yer alan seçeneklerden birine sahip değilseniz,ilk kez bir bloga yorum yazacaksanız;
Ad/URL seçip, adınızı ve facebook, twitter, blog ya da site adresini url kısmına yazıp, yorumunuzu gönderebilirsiniz. Ya da anonimi seçip,isim belirtmeden de düşüncenizi belirtebilirsiniz.
Şimdiden YORUMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM!

Related Posts with Thumbnails