11 Şubat 2010 Perşembe

Polonya (Bir YL öğrencisinin anılarından....)

Tatilde insan bayağı bir gevşiyor, hele de uyuklamaya alışmışsanız. Okulum başladı ve bütün derslerim sabah ve nasıl kalkacağımı düşündüm. Daha ilk gün ilk derse geç kaldım ama diğer dersleri aksatmamalıyım diye düşünürken bu sabahta geç kaldım. (Benim için bir alkış istiyorum. Bu daha geç kalmalarımın başı olacak sanırım). Hoca derse başlamıştır büyük bir ihtimal, ben arabadan indiğim gibi son hızla sınıfa koşmaya başladım. Tabi sınıf 3. katta olunca, merdivenleri ikişerli üçerli atlarsınız. Son adımı attım ki sınıftan arkadaşlar dışarda. Hayırdır? Meğerse muafiyet sınavı varmış, öğleye kadar ders yok. Haydaa... Gitti canım uyku :) Herneyse... Öğleden sonra ders var, hocayla konuşup yapmayalım diye düşündük ama hoca yapacam dedi. Boşver dersi, eve gideyim dedim ama devamsızlık bayağı ilerde olunca, beklemeye karar verdim. Daha sonra bir grup arkadaşımla Dış İlişkiler Ofisi' nin yolunu tuttuk.
İşte Polonya hikayemiz başlıyor...

(1 Hafta öncesi) Tatilin son haftası, Serkan hocamdan bir mail aldım. Erasmus başvuruları için son şans diye. (Erasmus yurtdışında antlaşmalı üniversitelerle öğrenci değişim programıdır) Erasmus başvuru kısmında ufak tefek sorunlar var + daha yarım dönem okumuşum, hazırlıktayım. Okula gittiğim ilk gün, grammer hocama sordum o da bölüm başkanına yönlendirdi. Ben hariç sınıfımda erasmusu düşünen arkadaşımla birkaç hocayla da konuştuysak netice alamadık. Dış ilişkiler Ofisi' ne gittik. Biz daha hazırlıktayız, Erasmus'a başvuru yapabiliyor muyuz? Cevap 'Hayır'. Kapıdan çıktık, yurtdışı olayı buraya kadardı. Son noktayı koyduk. Arkadaşım 'Zeynep, yüksek lisans olduğumuzu demedik'. Geri döndük, tekrar sorduk bu sefer cevap 'Evet' . İşte sadece bir kelimeyle bazı imkanları böyle kaçırabilirsiniz. Bu kadarla bitmedi tabi. Hala da başvuru kısmında birkaç şıkka ne yazacağımızın cevabını veren pek yok. Tabi sonraki güne bıraktık.

Bugünde ders olmamasının verdiği fırsattan istifade, Erasmus ile yurtdışını düşünen bir grup arkadaşımla tekrar Dış İlişkiler Ofisi' ne gittik. Görevli kişiye durumu sorduk, o da o kısımları boş bırakın ama hazırlık öğrencisi olduğunu söyleyin dedi. İyi de formun neresinde belirtebilirz ki. Şöyle bir sorun var; Erasmus' ta %50 lik kısım akademik ortalamaya bağlı, bize de kadın ortalama yazmayın dedi. EEe... Nasıl olacak bu durum. Arkadaş tekrar geri döndü. Kadın aynı şeyleri dedi ve şunu da ekledi ' Olmazsa seneye başvurursunuz' . Seneye mi? Birkaç şık yüzünden 1 yıl erteleyecez öyle mi, bu kadar basit işte. Biz zaten o lafa takıldık kaldık ' olmazsa seneye başvurursunuz'. Seneye? Seneye başvursan, bu sefer tez aşamasında olacaksın, buna da kimse sıcak bakmaz. Şu an muallaktayız kısaca. Herşey belirsiz. Sistemde mi sorun bizde mi? Tabi, hala net cevap yok. [Bu yıl diplomamı alıp, okula kaydımı yaptırırken de aynı şey olmuştu. Sekretere soruyorum, o başka yere yolluyor, oraya  gidiyorum o da başka yere yolluyor. Kimsenin birşey bildiği yok, o ona o şuna... Tüm gün dolanmaktan ayaklarım ağırdı. Nasıl memursunuz ya... Üniversite ve resmi dairelerde olay böyle, topu birbirine atan atana :) Sinirlerinizde gerilmiş oluyor ama sonunda işinizi hallediyorsunuz.]

Bu belirsizlikten sonra olayı gırgırına aldık. Bölümlerimizin anlaşmalı olduğu üniversiteler ( benimki) Polonya, Macaristan, Romanya. (Soğuk insanım ya soğuk ülkelere gönderiyorlar) Bunlardan hangisi iyidir, ne yapsak ne etsek ' Polonya' ya takıldık. Almanya' nın, Çek Cumhuriyeti' nin yanında falan filan... Çıktı ağzımızdan bir kere, zaten kazanacağımızda kesin değil, daha başvuru bile yapmadık. Bu durumla birlikte gittik okulda bir cafeye okey oynamaya.... Okey oynarken bile Polonya muhabbeti yaptık, vurduk gırgıra. Allahım sabahın köründe kalkıp gelmişim derse, derste değil okey masasındayım :) Ayın 20' sinde dil sınavı var, biz oyun oynuyoruz. Bunu geçtim, 21 Mart' ta ÜDS, 9 Mayıs'ta ALES, 21 Temmuz'da KPSS (İçimiz dışımız sınav oldu). Millet harıl harıl çalışıyor, bizde okey masasında Polonya muhabbeti yapıyoruz. Hemde gerçekleşmeyecek, belirsiz bir durum için.

Polonya mı? Polonya' da Türkiye gibiymiş. Netten orda kalanların fikirlerine bakalım dedim, fiyatlar falan uygunmuş, kızları güzelmiş(erkeklerin ideal düşüncesi), üniversitenin bulunduğu bölge gelişmiş ve güzelmiş... Daha gitmeden biz Polonya' ya gittik geldik. Dalga geçtik ama gerçekleşirse de şaşmam. Böyle şeyleri gırgıra vuracaksın yoksa bayağı kafa karışıklığı oluyor insanda. 

Okey masasında öğleye kadar taş diz, taş at yaptıktan sonra derse girdik.  Zaten gülmekten kafa dağılmış, derste de aynı şekil. Benim sınıfımdaki erkek arkadaşlar kadar konuşan görmedim. Ders boyu gırgır. Bir de Ali hocamız var (Orman Mühendisliği'nden), gene Polonya muhabbeti açıldı tabi. Demez mi, bizim öğrencilerden de kazanan oldu ama vizede çok sorun yaşadılar, şu kadar şu kadar para harcadılar. 2-3 milyar.. Öhö öhöö... Zaten şans işiydi bu, vize içinde o kadar masrafı duyunca biz şok. Hay vizesine de yurtdışına da... Biz zaten züğürt öğrencileriz, ailelerimizde süper ötesi bir bütçeye sahip değil. Bizde grev yapıyoruz." Vize kalksın, ucuza gidelim". Bu kadarda olmaz ki, hep birşey çıkıyor önümüze. Daha kayıt bile yapmadık, birde 20 sinde dil sınavı. Hepimize kolay gelsin. Bunları atlattık diyelim sonra vize olayı. İnsan düşünüyor, hiç kalkışmayıp paşa paşa oku üniversitende, bitir yüksek lisansını. Ne işin var?

Olmuyor işte, fırsatları değerlendirmek istiyorsunuz. Genellikle böyle durumlarda aksilikler yakanızı bırakmaz. Şöyle bir durumda başvurusu, sınavı, parası ve nasıl yaşayacam sorularını soruyorsunuz? + Aileniz ister mi?
Herkes yurtdışı ister, sözde çok güzel ama daha şimdiden ufak tefek aksaklıklarla başladı. Hadi hayırlısı....

Şu an birçok arkadaş için öncelik para kazanmak. Üniversiteyi bitirince aileniz bitirdiğiniz bölümle ilgili güzel bir işte çalışmanızı istiyor, sizde istiyorsunuz. Bunca yıl okudum, mesleğimi yapayım, işim güzel olsun, para kazanayım. İşte kolay değil bazı şeyler. Sabır ve çalışmak şart!

 Umarım dilediğimiz yerlerde oluruz. Sevgi ve saygılarımla...
Bookmark and Share

14 yorum:

Berra'nın Çöplüğü dedi ki...

çok güzel gülerek okudum yazını :) umarım hayallerin gerçek olur canım.. gerçekten okullarda böyle ordan oraya durumlarından hep nefret etmişimdir.. benimde bu hafta sonu başlıyor .. ve bende okula başladıgımdan beri toplasan 2 kere saatinde gitmişimdir hep geç kalıyorum ..hoca bi gün almıcak beni sınıfa artık.. polonya bana sıcak gelmedi ya şöyle italya yada ispanya olsa fena olmazdı hani :)

Dijital Günlük dedi ki...

Hani İspanya, İtalya olsa... Bizim bölümün anlaşmalı olduğu ülkeler bunlar. Başka yere gitme şansı pek yok. Gitme durumu da şu an söz konusu değil, yazıda anlattığım gibi :)
Yarın inş. derse geç kalmayacam :)

Adam dedi ki...

umarım her şey gönlüne göre olur. sana olumlu anlamda bir şeyler katacaksa neden olmasın? farklı ülke, farklı kültür, farklı iklim, farklı arkadaşlıklar vs.
ben lisansta istiyordum bu erasmus işini ama bizim öğrenci işleri falan da bir şeyden anlamıyordu. öğrenci değişimine yeni geçildiği sıralardı ve o yüzden kaynadı bizim istek arada.

Dijital Günlük dedi ki...

Yurtdışına gitmenin sıkıntıları olacaktır mutlaka ama bunun yanında artıları da vardır. Lisansta olmadıysa, Yl' de düşünmüyorsun sanırım ama doktoraya başvurursan farklı burs olanaklarıyla da yurtdışına gidebilirsin. Benim alanımla ilgili yurtdışı burs olanakları sınırlı olduğundan :) Hayırlısı...

Adam dedi ki...

zaman ne gösterecek bakalım. tez yazıyorum bu sene. onu bir atlatsam ondan sonrasına yine kafa yorarım. :)

Dijital Günlük dedi ki...

Aaa... Kolay gelsin, iyi araştırmalar, iyi yazmalar. Darısı ben ve arkadaşlarımın başına :)

Adam dedi ki...

teşekkür ederim. :) sana ve arkadaşlarına da kolay gelsin.
kendi başına kalınca daha zormuş. lisansta bu kadar zorlandığımı hatırlamıyorum.

Dijital Günlük dedi ki...

Sağol. Allah kolaylık versin.Ben öğretmenlik bölümü mezunu olduğumdan bizde tez olayı yoktu. YL' de görecez artık tam anlamıyla...

Figen Akçay dedi ki...

Canım benim başlamak bekletmekten yeğdir...Ve senin koşullar ne olursa olsun yapacağına inancım var, kolay gelsin diyorum...

Dijital Günlük dedi ki...

İnş Figen,çok sağol canım. Durumları biliyorsun, hayırlısı :)

Berra'nın Çöplüğü dedi ki...

merak ettim okula saatinde gittin mi ertesi gün :)

Dijital Günlük dedi ki...

Sanırım sonraki gün okula gitmedim :)

K.Soner Kaya dedi ki...

Selamlar yazınızı zevkle okudum,umarım gerçekleşir.
Bu arada dA da resimlere baktım,elinize sağlık çok güzeller.
ben anadolu üni/resimde okuyorum umarım bende bu aşamalara gelirimde yurtdışına açılmak için bu sıkıntıları çekme fırsatı (!) bulurum :) iyi şanslar,başarılar.

Dijital Günlük dedi ki...

Yorumunuz için teşekkür ederim. Her güzel şeyin önünde ufak bir sıkıntı vardır sanırım. Ama hayırlısı genede. Olursa olur olmadı sorun yok :)
Siz bulunduğunuz üniversitenin imkanlarını iyi değerlendirin bence. Anadolu Üniversitesi daha iyi ülkelere sanat öğrencilerini gönderebiliyor. İyi çalışmalar dilerim...

Yorum Gönder

Yorumlama biçimi bölümde yer alan seçeneklerden birine sahip değilseniz,ilk kez bir bloga yorum yazacaksanız;
Ad/URL seçip, adınızı ve facebook, twitter, blog ya da site adresini url kısmına yazıp, yorumunuzu gönderebilirsiniz. Ya da anonimi seçip,isim belirtmeden de düşüncenizi belirtebilirsiniz.
Şimdiden YORUMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM!

Related Posts with Thumbnails