30 Kasım 2009 Pazartesi

Markanın Kimliği - Ambalaj

Kale Tasarım Merkezi tarafından gerçekleştirilen, tasarımın farklı disiplinlerinden profesyoneller ile üniversite öğrencilerinin bir araya geldiği KTM209 Buluşmaları’nın dördüncüsü Orhan Irmak Tasarım’la hayata geçiyor. 4 Aralık Cuma günü Kale Tasarım Merkezi’nde gerçekleşecek atölye çalışmasında, yakın zamanda Linens Arzu Kaprol Home Line için tasarladığı ambalaj tasarımıyla Pentawards ödülü kazanan Orhan Irmak Tasarım ile, marka ve ambalaj tasarım ilişkisi üzerine şaşırtıcı bir inceleme yaşanacak. Marka ve ürünlerin kabuk değiştirerek şekilleneceği atölye çalışmasına arzu ettiğiniz ambalajı da yanınızda getirmeyi unutmayın!
Ücretsiz olarak katılınabilecek atölye çalışmasının sonuçları Radikal Tasarım Gazetesi ile duyurulacak. Çalışmanın sonucunda katılımcılara “katılım belgesi” verilecek.
Katılım Formu ve detaylı bilgi için TIKLA!

Bookmark and Share

ÇİZGİDIŞI / Kültürel Tepki Dergisi

Yeni çıkan reklamcılık ve tasarımla ilgili güzel e- dergilerden biri daha ÇİZGİDIŞI. E-dergi arşivime de ekledim. Soldaki resimde de gördüğünüz gibi tepkisel, güzel bir dergi + ücretsiz. İlk sayısı Ekim ayında yayınlanmış, 2. sayısıda bu ay çıkmış. Dergiyi yeni keşfettim açıkcası ama takipteyim. Dergiyi pdf olarak indirip arşivleyebilirsiniz. Derginin sitesini incelediğinizde derginin manifestosunu da göreceksiniz. Özellikle hızlı tüketilen, farklı boyutlara gelen reklam ve tasarım dünyasına eleştirisel bir bakış açısı sunuyorlar. Tüketici etiketini, çevremizi saran reklam kirliğini ve bu kirliliğin bir parçası olmayı reddeden bir dergi.
2.sayının ana konularından biri, reklamlarda bol bol rastladığımız " Ekonomiye can verin" kampanyası ve bu kampanyayala ilgili Pamukkale Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyelerinden Dr.Hasan Tüzen ve tasarımcı Sinan Niyazioğlu'nun görüşlerine yer verilmiş. Dikkat çekici diğer bir yazı da " Sanat Sponsorlarla Yaşar"
Dergiyi online okumak için TIKLAYINIZ!

Bookmark and Share

29 Kasım 2009 Pazar

Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun Atölyesinin Girişinde Asılı Olan Yemin

Bugüne kadar resim sanatı alanında
Yapılagelmiş olanları inceleyeceğime
Kendimi bütün dünyaya kabul ettirmişler
Arasında beni en çok saranları ayırarak
Onlara kendi aramalarımı, denemelerimi
Katacağıma
Alışılagelmiş, basmakalıp, hazırlop
Klişeleşmiş çiğnene çiğnene tadı tuzu
Kalmamış hiçbir şeyi tekrarlamayacağıma
Elimden çıkan her çizgiye
Her lekeye
Her renge
Her beneğe
Kendi aklımı
Kendi tecrübemi
Kendi tasamı
Kendi ömrümü, yüreğimi basacağıma
Aldığım nefes, içtiğim su, bastığım toprak
Gözüm, kulağım burnum,
Elim, belim, dilim, derim üstüne
Yemin ederim.
Yeminimi bozduğum gün
Burdan giderim


Bedri Rahmi Eyüboğlu

Türkiye ve benim için çok değerli sanatçılarımızdan biridir Bedri Rahmi. Resimleriyle, şiirleriyle kısacası sanatın her alanıyla ilgili çalışmalarıyla Türk kültürünü, motiflerini ve halkı her yönüyle eserlerinde kendi içtenliğiyle anlatmaya çalışmıştır. Kendi atölyesinde olan, şimdi her atölyede aslılı olan bu yemine, bir sanatçı bir sanatsever veya bir sanat öğrencisi olarak gönülden katılıyorsunuzdur mutlaka!

Bookmark and Share

1. Uluslararası Sanat Kolonisi / Art Colony


17. yılını dolduran Pamukkale Üniversitesi ilerdeki hedefleri için şimdiden güzel bir sanat etkinliği olan " I.Uluslararası Sanat Kolonisi " düzenleyerek, gerek üniversite de gerekse Denizli için kültürel bir zenginlik olacağı düşüncesindedir. Bu amaçla düzenledikleri sanat kolonisinde; farklı dünya ülkelerinin kültür ve sanat aktörlerinin yanı sıra, ülkemizin değerli sanatçı ve sanatçı akademisyenlerinin bilgi, deneyim, görüş ve esin alışverişinde bulunmaları, kentimizdeki çağdaş kültür hayatıyla tanışmaları ve ona sanat yoluyla katkıda bulunmaları amaçlanmaktadır.

Koloniye katılacak sanatçılar;
JOHN ATKIN, BÜNYAMİN BALAMİR, GAZANFER BAYRAM, MERİH TEKİN BENDER, FRANCİNE BİSSCHEROUX-VAN SCHOUBROECK , YAŞAR ÇALLI, TANJU DEMİRCİ, TURAN ENGİNOĞLU, METOD FIRLIC, EDWARD FLEMING, GÜNDÜZ GÖLÖNÜ NUR GÖKBULUT,
TAHSİN HANCIOĞLU, YÜKSEL HANCIOĞLU, NİHAT KAHRAMAN, YILMAZ KAHRAMAN, ANNE METTE KRUSE, THOMAS KRUSE, ŞEKİP OĞUZ, MUSTAFA PİLEVNELİ, RYZARD RYZARD, YASEMİN SÖZER SARAC, KATHERINE STANEK, ALPARSLAN UÇAR, METİN YURDANUR

Sanat Kolonisi hakkında detaylı bilgi için TIKLAYIN!

Bookmark and Share

Domuz Gribi

Nerden çıktı bu domuz gribiyle ilgili konu, bayram bayram derseniz, bayramı gripli geçirdiğimden, biraz kötüye gidince acaba domuz gribi mi dedim? Boğazlar gitti, ses sıkıldı, salya sümük olunca :) Dedim nedir bu domuz gribinin belitileri, gündemin öncelikli konusu olunca, benim blogunda gündeminde olsun bari. Bu blogta bu konudan pek bahsetmeyeyim diye düşünüyordum. Çünkü hayli karışık ve derin bir konu. Öyle ki Başbakan ayrı diyor Sağlık Bakanı ayrı. En başımızdaki kişi, ben ve aileme aşı vurdurmam diyince bu sefer halkta biz niye vuruluyoruz? Aşı olalım mı olmayalım mı? Geçenlerde kardeşim elinde domuz gribi aşısı için izin kağıdıyla geldi, domuz gribinin zararları kadar aşınında yan etkisi var. Türkiye' ye gelen aşının diğer ülkedeki aşılardan niye farklı? Farklı olduğunu biliyoruz da neden aldık? Hangisi zararlı? Öyle derin bir sorun ki dünya da ' Domuz Gribi ' . Bir yıl öncesinde kuş gribi varken şimdi domuz gribi. Bu bitince hangi çeşit grip çıkacak? Bir nevi biyolojik savaş mı? Bir virüs yay, peşinden de antivirüsünü çıkart. Nasıl bir piyasa bu ilaç sektörü? Ben bile bu konuda bu kadar derin düşünmezken cevabı zor verilecek bir sürü soru sordum. Sizin de sorularınız varsa alabilirim ama cevapsız kalacaklardır. Artık okuldan kaçmak için hasta olmaya bile korkuyordur belki de öğrenciler. Okulu kıralım derken HAYATI KIRMAYALIM!

26 Kasım 2009 Perşembe

Kurban Bayramınız Mübarek Olsun!

"Kahkahalar, yeni heyecanlar, bebekler, düğünler, eğlenceler ve tatlı sürprizler olsun...
Tatlılar olsun; kazandibi, tarçınlı kurabiyeler, elmalı kekler, şekerli kahveler...
Görüşmek için telefonlaşmalar olsun...
Buluşmalar olsun, kavuşmalar olsun...
Kayıplar, depremler, afetler olmasın.
Kırgınlıklar, anlaşmazlıklar, ayrılıklar, yalanlar olmasın...
'Biz' olsun; 'Ben' olmasın...
Mutluluk parayla, eğlence zoraki olmasın veee bir kere söylensin, yeter olsun...
En önemlisi sevgi olsun...
Aşkolsun...
Daha n'ooolsunn...
Bayramınız kutlu olsun... " (Anonim)
Tüm müslüman aleminin Kurban Bayramı'nı kutlarım. Allah, daha nice huzur içinde sevgi dolu bayramlar nasip eylesin!

Bookmark and Share

21 Kasım 2009 Cumartesi

'KOKU' Filmi Gerçek Oldu!

Bugün, Sabah gazetesini okurken 4.sayfasında 'İnsanları öldürüp, yağını kozmetikçilere sattılar' başlıklı haberi görünce hemen aklıma 'KOKU' filmi geldi. Birçoğunuz bilir bu filmi, insanların kokularını elde etmek için onları oldürüp yağlarını alıp, filmin sonunda tüm dünyayı şehvete sokacak bir parfüm yapıyor katil. Zaten yaşanılanlar filmleri de aşıyor. Artık dünyada neler oluyor neler! Bu yaşanan olay Peru'da gerçekleşiyor. Öldürülen insanlardan ve cesetlerden elde ettikleri yağları kozmetik sektöründe kullanmak için satıyorlar. Öldürdükleri insanlardan elde ettikleri yağın litresini de 15 bin dolardan satıyorlarmış. Huanuco eyaletinde 60 kişi kayıpmış ve bu olaylarla ilişkili olabileceğini düşünüyorlar. Artık kozmetik ürün kullanan bayanlar bu haber üstüne ne hissederler bilmiyorum, ama diğer bir gerçekte Antia-Aging kremlerinde, ya da ürünlerinde ceninleri kullandıları söyleniyordu. Artık ne yiyecekte, ne yaşamda hiçbirşeye güvenilmiyor. Yediğiniz bir meyvenin bile renginin doğal olmadığını öğreniyorsunuz. Nasıl bir piyasa burası-dünya-? Es geçmek zor ama bunları da es geçelim bizim ülkemizde neler oluyor? Geçen annem yanıma gelip, " Zeynep kayıp bir kadın vardı ya, işte o kadını kocası öldürüp 12 parçaya ayırıp gömmüş" dedi. 'Yuhh artık, kudurdu mu bu millet!'. Bu haberin öncesinde de hepimizin bildiği Münevver olayı var. Genç kızı öldürdükleri gibi utanmadan birde parçalara ayırıyorlar. Ne oluyor bunlara? Sırf hırs, para, kıskançlık yüzünden bu kadar rezillik yapılır mı? Nasıl bir vicdana sahipse bu insanlar herşeyi yapabileceklerini zannediyorlar!
Bu sıralar kötü haberler çok. Trabzon'da eve taş düştü bir aile öldü, Rize'de bir otobüs karda mahzur kalmış. Şu sıralar hava koşullarından dolayı gene felakâtler olabilir. Haberleri seyretmek bile insanın üzülmesine yetiyor. Aman dikkat edin! Kendinize çok dikkat edin, sadece doğal afet değil insanların yapacaklarından da!

Bookmark and Share

20 Kasım 2009 Cuma

Yeni Ay ve İlk Gösterim Günü

Yeniay filmi vizyona girmeden hemen rezervasyonlar yaptırıldı. Gençliğin popüler filmi. İlk güne rezervasyon yaptıranlardan biri de bizdik ama bizimki şans eseri biraz. Alacakaranlık serisini duymayan kaldı mı bilmiyorum. Harry Potter çılgınlığı gibi artık Alacakaranlık çılgınlığı var. Gençlerin dilinden Vampir Edward düşmüyor. Artık Harry Potter' ın tahtı sallandı. Harry Potter kitaplarına olan ilgi gibi Alacakaranlık kitapları da o şekilde okundu. Bende ilk çıktıklarında kitabı okuyanlardan biriydi, tek fark arkadaşımın ısrarı üzerine. Benim için iki çeşit vampir vardı, biri Dracula diğeri de Blade. Şimdi ise üçüncü olarak Alacakaranlık' taki vampirler diyebilirim. Bizdiğimiz vampirlerden farklılar, hatta yaşayan tarihleri devam ediyor ve kendilerine has güçlere sahipler. Alacakaranlık furyası çok tutulunca peşin sıra vampir romanları, hikayeleri çıktı. Ben Alacakaranlık'tan sonra başka bir vampir türünü okumamaya karar verdim. Kitabı okudukltan sonra Alacakaranlık kitaplarının ilkinin filmi gösterime girdi. Açıkcası kitabını okuyan biri olarak hayal kırıklığına uğradım. Şu da bir gerçek, tabi ki hiçbir zaman kitaptakinden daha güzel olamaz filmler. Bugün gösterime Alacakaranlık sersinin 2. kitabı Yeni Ay filmi girdi. Daha önceden rezervasyonumuz vardı. Sinema salonuna ilk girdiğimde biraz şaşırdım belki de şaşırmamalıydım, salon ergenlerle doluydu ve büyük çoğunluğu kızdı :) Hiç susmak bilmediler, dır dır dır vır vır vır... Herneyse film başlamasıyla sakinleştiler Allah'tan... Daha öncesi Mustafa filminde, 7-12 yaş grubunun olduğu bir salona rastladım, felaketti. Karar verdim 7-17 arasının çoğunlukta olduğu sinema salonlarına gitmemeye . Ya da yeni jenerasyon sinema konusunda farklı bilemeyeceğim. Birinci filmdeki hayal kırıklığını yaşamadım 2. film de, en azından kitabı bozmadan güzel uyarlamışlar + dövüş sahneleri de iyiydi, kurtlarda! Yalnız Alice' nin Bella ve Edward'ın geleceğini gördüğü sahne de 'Edward ve Bella'nın ormanda koşmaları' Türk sinemasından Hülya Koçyiğit ve Ediz Hun'un meşhur koşmalarını hatırlattı :) İşin komedi yani, her bir yakışıklı karakterin perdede boy göstermesiyle, gençlerin verdiği tepkiler. Aman Yarabbim, her karaktere bir yorum, asılma vesaire vesaire... Filmi mi seyredeyim yoksa verilen tepkilere gülüp, gırgır mı geçeyim bilemedim. Şimdi bu yazım üzerine gençlik ne tepki verir? Karakter aşkı :)
Bugün Yeni Ay'la ilgili gösterim istatistiklerine bakmadım, eminimki iyi bir sayıyıdadır.

Umuyorum ki diğer kitapların filmleri çok daha iyi olacaktır. Sanırım en güzeli son kitap ' Şafak Vakti' olacak. Güzel bir vampir serisi ama size tavsiyem kitabını okumanız. Çünkü sizin için çok daha anlamlı olacaktır, şu an popüler bir kitap zamanla bu popüleriteden eser kalır mı bilmiyorum. İyi bir fantastik kurgusunun olması ve bildiğimiz vampirlerden çok farklı anlayışta olması bu kitabı özgün kılmış.


Bookmark and Share

17 Kasım 2009 Salı

Eserimi alanın alnından öpmek lazım!

Türk Resmi'nin önemli isimlerinden biri olan Burhan Doğançay' ın Mavi Senfoni adlı eseri pazar günkü '258. Çağdaş Sanat Eserleri Müzayedesi ' nde 2 Milyon 700 Bin TL'ye satıldı. Mavi Senfoni' nin bu yüksek satış fiyatıyla Türkiye' de, yaşayan bir ressama ait en pahalı eser olma özelliğini kazandı. Burhan Doğançay, tablosunun bu satışıyla ilgili olarak " Eserimi alanın alnından öpmek lazım. onun ismi Türk resim tarihine mutlaka altın harflerle yazılmalıdır. Bu bizim de uluslararası arenada en azından ikinci lige çıkmamızı sağladı. " dedi.

Harika Bir Mum Yapımı


Mum Yapımı @ Yahoo! Video
İyi Seyirler!

Bookmark and Share

Related Posts with Thumbnails