27 Şubat 2011 Pazar

Lisan-ı Hal/ Yerli Otomobil Özlemi

TRT Haber/ Lisan-ı Hal programı için yaptığım son çizim 'YERLİ OTOMOBİL ÖZLEMİ'
Animasyon: Mitko Mumcu
İyi Seyirler...
Bookmark and Share

28 Ocak 2011 Cuma

Sular içinde bir şehir ' VENEDİK'

30 Kasım 2010 Venedik suları görünmeye başladı. Saat 10:30 civarı Venedik tren istasyonuna varıyoruz. Tren istasyonundan dışarı adım attığımız anda karşımıza çıkan manzara bizi etkiliyor. İşte VENEDİK'teyiz.
Bir gün gitmemin hayal olduğunu düşündüğüm şehirdeyim. Venedik sular arasında harika bir şehir. İnsan burda sanat yapmaz da ne yapar! Kanallar, köprüler ve  Venedik'in dar sokaklarında kayboluyoruz...
Hostel aramaya başlıyoruz ve her yeri çekmeye çalışıyoruz. Bazen vakit kaybetmeyelim tekrar bu yerlere geliriz desekte bu imkansız, çünkü Venedik'te birbirine benzer o kadar kanal ve köprü var ki aynı yerden tekrar geçmek imkansız. Ordan oraya giderken tekrar geri gidip aynı yolu bulmak zor. Aynı rotada gittiğimizi düşündüğümüz an başka bir kıyıya varıyorduk. İnsan bu şehirde kesinlikle yön duygusunu kaybeder :) Kayboluyoruz da!!!
Venedik pahalı bir şehir, kalacak uygun bir yer bulamıyoruz. Deniz otobüsleriyle o kıyıdan bu kıyıya gidiyoruz. Kaç Venedik sokaklarında kaybolarak otel ya da hostel aradık bilmiyorum ama nihayet 3. yıldızlı bir otel buluyoruz 'Pensione LA CALCINA-Ruskin's House' . Çok yüksek bir fiyat söylense de pazarlıkla 2 gece için kişi başı 50 Euro ödüyoruz. Kaldığımız otel gerçekten de çok hoş hemde bulunduğu yer çok iyi :) Odalarımıza yerleşip, biraz dinlendikten sonra tekrar Venedik sokaklarına geri dönüyoruz.

Venedik maskeler şehri... opera şehri!!!
Maske dükkanlarına giriyoruz. O kadar güzel maskeler var ki, hemen hemen her yer maskelerle dolu!

İtalya'da ilk durak 'MİLANO'

Katowice'teki rotarlı kalkışımızdan sonra saat 9:00' da Milan-Bergamo havaalanına vardık. Havalanından şehir merkezine gitmek için 1 saatlik otobüs yolculuğu yapıyoruz. Otobüs fiyatı kişi başı yaklaşık 8 Euro. Tren istasyonun önünde otobüsten iniyoruz. Artık duyduğumuz yeni dil İtalyanca :) Si Si siii :)
Otobüsten inince Türkçe konuşan bir seyyar satıcıyla karşılaşıyoruz ve saat satmaya çalışıyor, derken Romanya' dan gelen dilenciler toplanıyor.Neyse fazla uzatmadan uzaklaşmaya çalışıyoruz. Çok tekin bir ortam değil malum, dikkatli olmak şart. İnternet üzerinden baktığım tren istasyonuna 5 dklık bir yerde bulunan üç yıldızlı Hotel Best' i buluyoruz.
Altı kişilik bir oda ayarlıyorlar ve kahvaltı dahil kişi başı 15 Euro' ya kalıyoruz. Birkaç saat dinlendikten sonra artık Milano sokaklarında turlamaya başlıyoruz. Öncelikle tren istasyonuna gidiyoruz. Tren istasyonu tarihi bir yapı içinde ve yapının 3 katında yer alıyor .Binanın içinde boy boy moda markaların renklamları ayrıca bir çok alışveriş mağazaları yer alıyor. la Feltrinelli denen bir kitapçıya giriyoruz. Sanatla, tasarımla ilgili çok kitap var. Hepsinin benim olmasını isterdim. Fiyatları da gayet uygundu ama daha gezecek 4 İtalyan şehri vardı ve bagaj+para sorunu derken, küçük boyutlu bir Da Vinci kitabı aldım. Olur ya tekrar yolum Milano'ya düşer, bavul kitaplarla Türkiye'ye dönmek isterim :)
Tren istasyonundan çıkıyoruz, hotelden aldığımız Milano haritasına göre Duomo'yu aramaya başlıyoruz. Yürüdüğümüz süre zarfında Milano' daki vitrinlerdaki tasarımlar, sokaklar, binalar dikkatimizi çekiyor.

31 Aralık 2010 Cuma

Herkese 'MUTLU YILLAR'

Geçen yıl yazığım yılbaşı iletime bakıyorum da 2010 yılına karamsar girmişim. Ama 2010 güzel bir yıl oldu benim için, birçok fırsatlar yakaladım hem eğitim hem de iş hayatımda :) Dilerim 2011 de daha da güzelliklerle devam eder....

Dilerim ki 2011 yılı ;
Dünyamız, ülkemiz ve bizler için yeni güzellikleri ve fırsatlarıyla gelir inşallah!!! Herkesin yeni yılını içtenlikle kutluyorum.
 'MUTLU YILLAR'

Netten bulduğum komik bir mesajla yazımı sonlandırıyorum;
'Yeni yılın kellere saç, hastasına ilaç,züğürde para,sıvacıya mala, işsize iş, dişsize diş, olmayana çocuk,üşeyene gocuk,colaya buz, yemeğe tuz,nazar değmişe hoca, evde kalmışa koca,dırdırcıya akıl, onu çekene sabır vermesini dilerim' :)
Seneye görüşürüz, iyi eğlenceler...

24 Aralık 2010 Cuma

İtalya' ya doğru yol alırken ilk durak 'KATOWİCE'

Erasmus programı demek birçok öğrenci için Avrupa kapılarının açılıp, shengen vizenizle Avrupa' daki birçok şehire ucuza gidebilmek  demektir :) Durum böyle olunca bizde bir grup arkadaşlarla bir gezi düşündük. İlk planımız İtalya (Milano, Venedik, Floransa,Pisa, Roma) > İspanya (Barcelona)>Fransa (Paris), 3 ülke 7şehir :) Ama ne kadar yorucu olacağını düşününce ilk olarak bir hafta İtalya gezisi yapmaya karar verdik. Avrupa' nın birçok yerine çok uyguna uçuşlar bulmak mümkün. Genelde gezi için baktığımız iki uçak firması var; Wizzair ve Ryanair.
Wizzair'den 29 Kasım 2010 tarihine 7 uçak bileti aldık :) Geri dönüş içinde 7 uçak bileti alınca, bilgisayar başında kendimi seyahat acentelerindeki görevliler gibi hissettim :) Uçak biletlerini ne kadara aldık, kişi başı gidiş dönüş 85 TL . Çok çok daha erken alındığında çok uygun uçuşlar bulmak kolay. İtalya için Katowice havalanından  Milan-Bergamo havalanına, dönüş içinde Roma-Fuimuci havalanından Poznan havalanına inmek. İtalya için belirlediğimiz zaman dilimi 29 Kasım sabahı Milano'da olmak ve 5 Aralık akşamı Roma' dan Polonya' ya dönmekti. Rotamız ilk olarak Milano(1gün)> Venedik (2gün) > Floransa (1 buçuk gün)> Pisa (yarım gün)>Roma (2gün).
Uçuş saatimiz sabahın 6:00 olduğundan bir gün önceden Katowice gidip geceyi havalanında geçirmeyi planladık. Hatta 28 Kasım' da bu bahaneyle Katowice  de turlarız dedik. Ta ki gitme vakti yaklaştı bir sabah uyanıp dışarıdan baktığımızda ne görelim 'KAR' :) Çok fazla etkilemeyeceğini düşüp Katowice için tren biletlerimizi erken aldık. 28 Aralık sabahı 7 Türk 1 Kazak yola çıktık. Rzeszow'dan trene bindik ve 4 saat sonra Katowice vardık.
 Tren istasyonun dışarı çıktık ki burası Rzeszow' dan daha soğuk ve giydiklerimiz bu soğuğa yeterli değilmiş.

23 Aralık 2010 Perşembe

İşte geldim burdayım, ben bu işte ustayım :)

Merhaba Arkadaşlar,
Çok zamandır blogumla ilgilenemedim. Polonya' da yaşadıklarımı pek paylaşamadım. Fakat yeni bir kültür, yeni bir ülke derken bizde arasında kaybolduk. Alışmak, gezmek ve öğrenmek!!! Bir haftalık İtalya gezisi, sonrasında okulda için biriken çalışmalar ve KAR!!! Polonya' ya kar yağalı 1 ay oldu ve sıcaklık -20 ve -8 arası değişiklik gösteriyordu son dönemler. Ben ki ılıman bir yerden gelmişim bu soğuğa alışmak biraz zor oldu mu desem o kadar kara rağmen çıkıp kar oynamayı bırak elimi kara bile sürmedim. Nasıl süreyim ki??? Bu soğukta 10 dk bile dışarda durman, ufff...Soğuktan dikenler batarmış gibi :) Tabi şöyle de bir durum söz konusu malum ya hastalanırsam? Bir arkadaşımız hastalanıp onu hastaneye götürüp derdimizi anlatana kadar yaşadıklarımızı düşününce, ne doktoru ne hemşiresi ingilizce bilmez!!! O yüzden mümkün olduğunca kardan uzak durmaya çalıştım desem yeridir. Polonya' dakiler için kar çok normal bir durum. Bu kadar kar Türkiye' de olsa kar tatili olur ama burda nerdee... Hiç kimse okulu aksatmıyor, malum ben de bu karda okulum uzak olsa da(okulumun bulunduğu yer daha soğuk) okula gittim geldim. Türkiye' de olsaydım zannetmiyorum okula giderdim ya ama burda paşa paşa gittim :)
 Şu an tatil var çünkü NOEL! Her yer kapalı gene, işte bu durumu sevmiyorum ya... NOEL de ne diyorsanız, bana kalsa noel 1 Ocak! Avrupa' nın büyük bir kısmı Katolik ve Polonya en katolik Avrupa ülkesi. Durum böyle olunca misyoneri de çok ve kapımızı birkaç kez çaldılar. Ben ne yaptım , sabır sabır dedim ve 3. gelişlerinde dayanamadım, tartıştım ve gitmek zorunda kaldırlar. Kapıdan din mi değiştirilir, salaklar ya!!! Dininize saygım var ama bu kadar da yüzsüz olunmaz ki! Her neyse Avrupa' dakiler noeli 23-26 aralık arası kutluyorlarmuş. Akşam yemeğinde 12 çeşit yemek yapıyorlarmış, Polonyalı bir arkadaşımın anlatmasına göre... Ortodoks bir Kazak arkadaşımın bilgilendirmesine göre de Slavlar noeli 27 Aralık'ta kutluyorlarmış. Noel için hazırlıklar çok önceden başladı. Her yer ayrı ayrı ışıklarla aydınlatıldı, çam ağaçları süslendi, marketlerde çeşit çeşit noel baba çikolataları :) Burdan Hiristiyan arkadaşlarımın Noel bayramı kutluyorum.

Ya ben bizim bayramları özledim. Kurban Bayramı' nı nasıl geçirdim burda bir bilseniz, herşeye rağmen bir grup Türk arkadaşla aramızda kutlama yaptık :) Türkiye' yi çok özledimmmmm... İsterse keyfiniz çok çok iyi olsun yabancı memleketlerde ama şu bir gerçek ki insanın köklerinin ait olduğu yerden uzak olunca hep bir tarafı eksik oluyor. Adım 'Yabancı' :) Gerçekten öyle, yaşıyor nefes alıyorsun ama kendi anadilinin ve kendi topraklarında olmayınca ' Yabancısın' . İnsanlar ister istemez bunu sana hissettiriyor da bakışlarıyla, yaşanılanlarla...

Şu da bir gerçek ki birçok yabancı yardımcı olmaya çalışıyor. Bazen  aynı din aynı ülkeden dediğiniz insanlardan da daha iyi olabiliyorlar ve yardımınıza koşabiliyorlar. Aslında din, ırk meselesi değil bunlar, İNSANLIK!

13 Kasım 2010 Cumartesi

Faili meçhuller ve Medya...

Yeni bir Lisan-ı Hal çalışması...
Bookmark and Share

11 Kasım 2010 Perşembe

Łańcut

Üniversitenin erasmus öğrencileri için düzenlediği diğer bir gezi de Łańcut' a idi (okunuşu; vansut). Her zamanki gibi şatoyu gezmek için ikiye ayrıldık; İspanyollar ve Türkler :) Bu sefer rotamız Ukrayna sınırına doğruydu :) Şatonun tarihi orta çağa kadar dayanmakta ve tek bir aileye ait. Şato  Stanisław Lubomirski  için yapılmış. Kendisi bir dük.
Şatonun alanı gerçekten çok büyük. Şatonun içinde o kadar çok oda var ki, hatta Çin ve Türk odaları da bulunmakta...Bütün odaları gezemiyorsunuz. Belli bir alan ziyaretçilere açık, bazı odalar özel ve gizliymiş ... Kılavuzun deyimiyle 'secret' :) Herşey için ayrı bir oda var, hatta bir konferans salonu ve bir tiyatro bile var.

Polonya' nın Kurtuluşu ve Bayramlar...

Ne kadardır Polonya' dayım, yaklaşık bir buçuk ay olmuş. Bu süre zarfında 2 bayram gördüm. Bir tanesi 1 Kasım Azizler Günü (All Saints' Day)... Aslında çok farklı adlarla da anıldı, Cadılar Bayramı(31 Ekim gecesi- Halloween/ Mutlaka o gün Cadılar Günü partisi var) ya da Ölüler Bayramı...  1 Kasım' da insanlar mezarlara bol bol çiçek ve mum koyuyorlar. O gün çok merak etmiştim, hatta akşama doğru mezarlık ziyareti yapıp o görsel şöleni görmek istedik. Fakat bize yakın mezarlıklarda çok az katılım varmış, o yüzden çıkmadık. Azizler Günü' nün 2. günü yanlışlıkla bindiğimiz otobüsle Rzeszow' un bilmediğimiz mekanlarına yol alırken gördüğümüz mezarlık gerçekten şahaneydi. Hele de akşam görüntü çok güzel oluyor. Lakin fotoğraflama şansımız olmadı. Polonya, Avrupa' nın en Katolik ülkesi ve dini konulara dikkat ediliyor. Parkta ya da yol üstünde bir ayin yeri, ya da önünde mumlar yanan bir haç görebilirsiniz.
Wikipedia' de yer alan Polonya' da Azizler Günü çekilmiş bir fotoğraf ;
Bugün de 'Polonya' nın Kurtuluşu' ( Independence Day-11 Kasım). Polonyalıların bayramını kutlarım :) Sabah kalkıp pencereden baktığımda evlerin balkonlarında asılmış Polonya bayraklarını gördüm. Ama bu güne özgü farklı etkinlik oldu mu, oluyor mu bilmiyorum. Tek bildiğim her yer kapalı. ve 2 gün tatil :)

Krakow

Tuz madeninden sonra ikinci mekan Krakow :) Polonya' nın en eski şehirlerinden ve eski başkenti. Gerçekten çok güzel bir şehir. En çok sevindiğim nokta bulunduğum yere yakın olması ve sık sık gitme şansımın olması :) Krakow sokaklarında dolaşırken yeni şeyler görmek keşfetmek gerçekten çok güzeldi, tek kötü yanı hızlı bir gezi olmasıydı.
Fakat kılavuzumun anlatımı, sempatik tavırlarıyla daha güzel oldu desem yeridir :) Her zamanki gibi 2 gruba ayrıldık. Türkler, Romanya ve Macaristan' dan gelen erasmus öğrencileri bir grup, diğer grupta İspanyollardı  :) Otobüsten inip, ismini bilmediğim köprüden alttaki şatoya doğru yol aldık... Böylelikle Krakow gezimiş başlamış oldu.
Related Posts with Thumbnails